Iyi dusun, Iyi olsun... Mu?



“Iyi dusun, iyi olsun!”



Son bir kac yil icerisinde populer kulture damgasini vurmus cumlelerden biri. Kaynagi ise optimizm, yani iyimserlik. Peki nedir bu optimizm? Bir kacis, bir aldanma mi yoksa mutlulugun ve sagligin formulu olan bir kuvvet mi? Arastirmalar bize optimist insanlarin genelde fiziksel ve psikolojik acidan daha saglikli bireyler oldugunu soyluyor. Hatta bu arastirmalardan yola cikan unlu psikolog Aaron Beck, depresyon tedavisi icin gunumuzde populer olan Bilissel Terapi dedigimiz terapi seklini gelistiriyor. Beck’in tanimina gore bilissel bir hastalik olan depresyon; kendi, deneyimleri ve gelecek hakkinda negatif goruslere sahip olmak demek.  Yani basite indirgersek Bilissel Teoriye gore depresyon, pessimist (karamsar) olmanin ve umutsuzlugun dogurdugu bir psikolojik rahatsizlik.

Fakat bu is bu kadar da siyah ve beyaz degil. Ne “Iyi dusun, iyi olsun” cumlesi her zaman kulak verilmesi gereken bir nasihat, ne de karamsarlik her kotulugun anasi. Sanirim kendimiz icin bu konuda yapabilecegimiz en yararli seylerden biri de birini bir digerinden bagimsiz olarak gormemek. Iyimserligin barindigi bedenlerde karamsarligin, karamsarligin barindigi bedenlerde de iyimserligin barinamayacagi dusuncesinden kendimizi uzak tutmak. Yapilan arastirmalar da bu tezimi destekliyor ve diyorki: en saglikli insanlar hayattan bir cok iyi ve ayni zamanda da bir cok da kotu seyi bekleyenlerdir. Cunku, tipki fiziksel olarak saglikli olmak herhangi bir rahatsizliginiz olmamasi demek degilse, psikolojik olarak saglikli olmak da dertden ve celiskilerden uzak olmak demek degil.

Bu konunun bence puf noktasi, iyimserlik ile gercekcilik arasindaki dengeyi saglayabilmek. Her seyin fazlasi zarardir en nihayetinde. Sadece iyi dusunmek ve iyi temennilerde bulunup gerekli tedbirleri almamak, temenni ettigimiz seyi gerceklestirmek icin elimizde olan olanaklari en iyi nasil kullanabilecegimizin muhakemesini yapmamak, ve “kotu” seyleri dusunmemek adina temenni ettigimiz seyin olmadigi takdirde beraberinde getirecegi mutsuzluk ve hayal kirikligini anormal veya uyum saglanmasi cok guc duygular olarak kabul etmek... boyle bir “iyimserligin” kime yarari olabilir ki? Bu iyimserlik degilde cehalet yada Polyanacilik oynamak olmaz mi zaten?

            Sizlere burda bugun demeye calistigim: iyimser olmaya calisin tabiikide, fakat iyimser olacaginiz durumlari iyi secin lutfen. Eger gelecekte olmasini istediginiz bir olay hakkinda iyimser olmayi sececekseniz once bir soluklanin ve su sorulari sorun kendinize: “Benim istedigim bu olayin gercek olabilme ihtimali var mi? Ben bu olayin gerceklesmesinde ne kadar kontrol sahibiyim?”. Cevaplarini hemen veremeyebilirsiniz belki fakat oturun biraz plan yapin ve ona gore karar verin bu durumda mutlak iyimserlik sizin icin en saglikli secenek mi...

Idealleriniz olsun gelecege yonelik ve tabiikide iyimser olun bu idealler hakkinda. Fakat ideallerle hayalleri karistirmayin lutfen. Cunku bazi hayaller kurgudan ibaretler sadece ve guzel Turkcemizde gercek olamayacak hayallerin sonucu: hayal kirikligi.