Aşk Acısı Geçer Mi?

Evrensel duygu Aşk’ın, kendi gibi, din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeyen acisi, acilarin belki de en esitlikcisidir. Beraberinde hayal kirikligi, sok, kizginlik, melankoli, yalnizlik, kafa karisikligi, uzuntu, guvensizlik, ve korku gibi dev duygularla gelen ayrilik sonrasi ask acisindan bir cogumuz nasibimizi almis, akibetini yasamisizdir. Peki nedir bu aciyi saglikli bir sekilde yasayabilmenin sirri? Ve neler bizi iyilesme surecine goturur? Iste bugunku yazim, her seferinde hic gecmeyecegini sandigimiz ve belki de hic bir zaman mutlak bagisiklik kazanamayacagimiz ask acisini ceken okurlar icin. 


  • KARSI KOYMAKTANSA KABULLENMEK 

Hislerle anlasma icinde olabilmek devam edebilmek icin atilabilinecek ilk adim. Mutluymus gibi davranmaktan cok, “mutsuzum” diyebilmek gucun kaynagi; kaybettiklerine, hissettiklerine ragmen hayatimizin anlamini koruyabilmek. Aciyi kabullenmek, ona karsi direnmemek; kalbimizin carpmak istedigi siddette carpmasina izin vermek buyuk ehemmiyet tasiyor bu surecte. Cunku duygulara karsi koymak, gercege karsi koymakla es anlamli. Acidan kacmak ise, ayriliktan kacmak esasinda. Populer kultur “her seyin ilaci zaman” diyerek, caresini zaman kosmustur yaralarimizin. Maalesef bu ifade bicimi bir coklari tarafindan eksik yorumlanmis ve sonucunda her acinin zamanla tesadufi ve mucizevi bir sekilde iyilesecegi yanilgisini birakmistir bizlerde. Halbuki, bilincli bir cabadir iyilesmek. Kendiliginden, dusunmeden, istemeden, kazara gerceklesmez. Zaman degil, zamanla ne yaptigimizdir bizi iyilestirecek olan. Kabullenmek bu yuzden bu denli vurgulanan bir adimdir iyilesme surecinde. Ne zaman kacmayi birakip ayriligi beraberindeki kederle kabulleniriz, o zaman baslar iyilesme surecimiz. Cunku kabullenmek kendine acimayi birakip, harekete gecmenin on kosuludur. Kabullenmek, hayatin bize sunduklarini degerlendirebilmektir; cunku eger izin verirsek, kayiplar kazanclar kadar guc verir.


  • ANI YASAYIP GELECEGI RAHAT BIRAKMAK


Ayrilik surecinin sancilarini arttiran diger bir egilim ise kontrol etme egilimidir, hemde en kontrolu bizde olmayan iki zaman dilimini: gecmisi ve gelecegi. Gecmisi kurcalamamali ve gelecegi rahat birakmaliyiz; cunku ikisinin uzerinde de hicbir yaptirim gucumuz yok. Gercek olan ve telafisi olmadan kaybolup giden tek bir yasam var o da icinde bulundugumuz su zaman. Gecmisle ilgili pismanliklar, gelecek ile ilgili kurgular, icinde bulundugunuz bu en degerli zamani sizden calar. Durum boyle olunca da, ani yasamanin ve ondan korkmamanin onemini geliyor gundeme. Su an aci cekiyorsaniz, onu tamamiyle yasayin, korkusuzca. Burada maksat, su an aci cekerken “Hicbir zaman duzelemeyecegim”, “Bir daha kimseyi onun kadar isteyemeyecegim” demek yerine, “Su an, su saniye aci cekiyorum ve bunu kabullenmeliyim” diyebilmek; sadece su ana odaklanip, gecmisle gelecegi su anki aciniza dahil etmemek. Cunku neden korkarsak, kendimizi daha fazla ona cekeriz. Cunku korkularimizi kendi dusuncelerimizde yaratiriz, ve bir sureden sonra karsimiza zaten ne cikarsa da dusuncelerimizle onu korktugumuz sey haline getiririz.


  • KAZANCLARI GOZDEN GECIRMEK VE KENDINI TANIMAK


Ayrilik kararini sizin vermemis olmaniz, ayriligin size getirilerinin olmayacagi anlamina gelmez. Huzun ve aci insana kendini tanitir. Onlarla ne kadar yogun bir sekilde tanisirsaniz kim oldugunuzu, ne istediginizi, nelerin sizi uzup, nelerin mutlu ettigini daha iyi anlarsiniz. Neticede, bazen en derin mutsuzluklarimiz daha “ben ne istiyorum”a cevabimiz olmadan istenme arzumuzdan kaynaklanmiyor mu? Kendinizi bu acinin icindeyken arastirin, inceleyin ve kesfe cikin, boylelikle duygularinizla birlikte karakterinizin de gelisemesine ve olgunlasmasina izin vermis olacaksiniz. Boylelikle ileride yalniz kalmaktan korktugunuz icin degil buyuyebilmek icin sever; arayisa degil, var olana verirsiniz enerjinizi. Kazanclarinizi gozden gecirmenin bir diger populer metodu da gunluk tutmaktir. Gunluk tutarken su an icinde bulundugunuz duygular kadar ayriligin size verdigi kazanclar icin de yer ayirmayi unutmayin.